Gündelik hayatın telaşı, stresi ve bitmek bilmeyen koşuşturmacası içinde ruhumuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey durup dinlenmek ve Yaratıcısına yönelmektir. Zikir, kula verilen en büyük nimetlerden ve en kolay ibadetlerden biridir.
Kalpler Ancak Zikirle Mutmain Olur
Kur'an-ı Kerim'de Ra'd Suresi 28. ayette şöyle buyrulur: "Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur." İnsanın içindeki boşluk hissi ve dünya telaşının getirdiği daralma, ancak dilin ve kalbin Allah'ı anmasıyla (zikirle) giderilebilir. Zikir, ruhun gıdasıdır.
Günlük Hayatta Zikrin Yeri ve Kolaylığı
Zikir çekmek için belirli bir mekana veya zorlu şartlara ihtiyacınız yoktur. İşe giderken, otobüste beklerken, yürüyüş yaparken veya uyumadan hemen önce dudaklarınızdan dökülen bir "Sübhanallah", "Elhamdülillah", "Allahu Ekber" kelimesi, sizi Allah'a yakınlaştırır.
- Manevi Koruma: Zikir, insanı günahlardan ve kötü düşüncelerden koruyan manevi bir kalkan görevi görür.
- Huzur ve Sekinet: Düzenli zikir çeken insanın olaylara bakış açısı değişir, kalbine sekinet (huzur) iner.
- Kolay Sevap: Bedenen yorulmadan, sadece dilin ve kalbin iştirakiyle kazanılan en büyük sevap kapılarından biridir.
Düzenli Zikir Alışkanlığı Kazanmak
Zikirde asıl olan devamlılıktır. Az da olsa sürekli yapılan ibadet Allah katında daha sevimli kabul edilmiştir. Her gün kendinize belli sayılarda virdler (günlük zikirler) belirleyebilir ve bunları takip edebilirsiniz. Günümüzde bu takibi yapmak, eski dönemlere göre çok daha kolay ve zarif bir hale gelmiştir.